Haber

Suça Sürüklenen Çocuklara İlişkin Araştırma Komisyonu’nda, Dijital Şiddet, Ceza Yaşı ve Rehabilitasyon Konuları Ele Alındı

(TBMM) – TBMM’de Suça Sürüklenen Çocuklara İlişkin Araştırma Komisyonu’nda, İstanbul Emniyet Müdürlüğü yetkililerinin sunumlarıyla çocuk suçluluğunun değişen yapısı, dijital mecraların etkisi ve 15–18 yaş grubuna yönelik ceza infaz düzenlemeleri tartışıldı, rehabilitasyon, sosyal medya sorumluluğu ve mevcut önleme mekanizmalarının yetersizliği öne çıktı.

Çocukların yaşam düzeyinin arttırılması ile suça sürüklenen çocuklarla ilgili araştırma komisyonu toplantısında, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü temsilcileri komisyon üyelerine sunum yaptı.

Komisyon Başkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Müşerref Pervin Tuba Durgut konuşmasına, geçtiğimiz 18 yaşından küçük bir fail tarafından öldürülen Atlas Çağlayan’ı anarak başladı. Durgut, şunları söyledi:

*]: pointer-events-auto scroll-mt-[calc(var(–header-height)+min(200px,max(70px,20svh)))]” dir=”auto” tabindex=”-1″ data-turn-id=”request-WEB: cdeef251-f031-4b04-abb7-c75ffe6348eb-3″ data-testid=”conversation-turn-8″ data-scroll-anchor=”true” data-turn=”assistant”>

“Bizler çocukları korumaktan söz ederken Türkiye’de ve dünyada değişen çocuk suçlu profillerini, dijitalleşmeyle birlikte dönüşen suç türlerini ve bu alandaki güncel eğilimleri dikkate alan bir anlayışla hareket etmek zorundayız çünkü bugün çocuk suçluluğu bireysel, tesadüfi ya da yalnızca sosyoekonomik nedenlerle açıklanamayacak kadar örgütlü, dijital mecralarla iç içe ve giderek daha ağır suç tiplerine evrilen bir yapı göstermektedir. ‘Suça sürüklenen çocuk’ kavramına suçun mahiyetini yok sayan tek tip bir yaklaşımı doğru bulmuyorum. Vahşet içeren, organize, dijital mecralar üzerinden planlanan ve süreklilik arz eden suçlarla korumasızlık, ihmal ya da yönlendirilme sonucu ortaya çıkan fiilleri aynı hukuki kategoride değerlendirmek ne çocuğu ne de toplumu korur. Atlas Çağlayan’ın hayatını yitirdiği bu hadise, münferit bir vaka olarak değerlendirilemez. Yaşananlar, çocuk suçluluğunun değişen niteliğini, suçun oluşum süreçlerini ve mevcut önleme mekanizmalarının sahadaki karşılığını bütüncül biçimde ele alma gereğini açıkça ortaya koymaktadır.”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu